Ramo’nun Dinmeyen Çığlığı ve Potoçari’nin Beyaz Taşları
Selam Değerli Gezgin Dostlarım. Ben SANTUR ekibinden rehberiniz. Bugün neşeli sokaklardan ve coşkulu manzaralardan çok uzaklara gidiyoruz. Hazırsanız, kelimelerin boğazımızda düğümlendiği, hüznün başkenti Srebrenitsa‘ya doğru yola çıkıyoruz. Çünkü burası, Avrupa’nın tam kalbinde insanlığın resmen sınıfta kaldığı en karanlık noktadır.

Potoçari Anıt Mezarlığı: Sessizliğin En Ağır Hali
Öncelikle Potoçari Anıt Mezarlığı’nın kapısından içeri sessizce ve dualarla adım atıyoruz. Karşımızda tam 8372 masum canı temsil eden taşlar var. Bu bembeyaz mezar taşları, yemyeşil vadide sonsuzluğa doğru uzanıyor. Bu taşların her biri, aslında yarım kalmış masum bir hayatı temsil ediyor. Özellikle aynı soyadını taşıyan, yan yana dizilmiş taşları görmek yürekleri dağlıyor. Çünkü bütün bir nesil, acımasızca ve tek bir günde yok edilmiştir. Rüzgarın esintisi bile burada adeta bitmek bilmeyen bir ağıt gibidir.

Akümülatör Fabrikası: İhanetin ve Gözyaşının Müzesi
Mezarlığın hemen karşısında devasa ve soğuk bir bina göreceksiniz. Burası savaş döneminde kullanılan eski bir akümülatör fabrikasıdır. Ancak günümüzde Srebrenitsa Soykırım Müzesi olarak tarihi bir görev üstlenmektedir.
1995 yılının Temmuz ayında Boşnak siviller bu fabrikaya koşmuşlardı. İnsanlar Birleşmiş Milletler Hollanda askerlerine sığınarak buraya güvenle geldiklerini sanmışlardı. Halbuki burası onların Sırp katillere göz göre göre teslim edildiği utanç noktasıdır. Müzenin duvarlarındaki kurşun izleri ve soğuk odalar kalbinizi paramparça edecektir. Buna ek olarak, camekanlarda sergilenen o küçük çocuk ayakkabıları yaşanan dramı özetlemektedir. Kısacası, bu binanın her bir köşesinde tarifi imkansız bir gözyaşı yatmaktadır.

Yürekleri Dağlayan Bir Baba Çığlığı: “Nermineee!”
Srebrenitsa soykırımının şüphesiz en sarsıcı hikayelerinden birine değinmeliyiz. Bu hikaye Ramo (Ramiz) Osmanović ve biricik oğluna aittir. Özellikle YouTube’da bugün hala bulunabilen o tüyler ürpertici videoyu mutlaka hatırlarsınız. O görüntüler, aslında soykırımın ve insanlık dışı ihanetin en acı kanıtıdır.
Sırp katiller, ormanlık alanda çaresiz baba Ramo’yu acımasızca esir almışlardı. Daha sonra ona kelimenin tam anlamıyla şeytani bir psikolojik oyun oynadılar. Tepelerde saklanan oğlu Nermin’in aşağı inmesini istediler. Bunun için babasının ona seslenmesini silah zoruyla emrettiler. Çevresi ağır silahlı Sırp askerleriyle dolu olan baba, çaresizce ormana doğru haykırdı. “Nermin, aşağı gel! Sırplar bize bir şey yapmayacak!” diye titreyerek bağırdı.

O Acı Videonun Arkasındaki Gerçekler
Nermin, canından çok sevdiği babasının o tanıdık sesine güvendi. Güvenli sandığı ormandan çıkarak Sırp katillerin insafına maalesef teslim oldu. Ancak Sırpların verdiği sözlerin hepsi korkunç bir yalandı. Maalesef hem baba Ramo hem de oğlu Nermin oracıkta vahşice katledildi.
Üstelik bu vahşet sadece canlarını almakla sınırlı kalmadı. Yıllar sonra kemikleri bile farklı toplu mezarlarda, birbirlerinden kilometrelerce uzakta bulundu. Sonuç olarak, Ramo amcanın o çaresiz çığlığı bugün hala Srebrenitsa dağlarında yankılanmaktadır. Ayrıca bu acıyı hissetmek, oraya giden her vicdanlı insanın ortak duygusudur.

Neden Bu Hafızayı Bizimle Yaşatmalısınız?
Biz SANTUR olarak, Srebrenitsa’yı sıradan bir turistik durak olarak kesinlikle görmüyoruz. Aksine burayı, unutturmamak ve ibret almak için bir vefa ziyareti olarak kurguluyoruz. Uzman rehberlerimiz eşliğinde bu acı tarihi yerinde, en derin saygıyla öğreniyorsunuz. Ramo’nun, Nermin’in ve binlerce masumun hikayesini asla unutturmuyoruz.
SANTUR Balkan Turları, Bosna Hersek Turları ve VIP Turlar ile siz misafirlerinin Balkanları ve Bosna Hersek’i tüm tarihi ve doğal güzellikleri ile görmenizi ve yerel lezzetlerini tatmanızı sağlamak için hizmetinizdedir.

SANTUR: Güzel hatıralar biriktirmek için.






