Miljacka Nehri

Saraybosna denince akla hemen Başçarşı’nın cıvıl cıvıl sokakları gelir ama şehrin asıl ritmini tutan yer Miljacka Nehri kıyısıdır. Burası sadece suyun aktığı bir yer değil; tarihin, aşkların ve huzurun aktığı bir koridor.
Bosna-Hersek’in başkenti.
Saraybosna (Boşnakça ve Hırvatça: Sarajevo, Sırpça: Сарајево), Bosna-Hersek’in başkenti ve 2007 yılı sayımlarına göre 619.030 kişilik nüfusuyla en büyük kentidir. Saraybosna, ayrıca Bosna-Hersek Federasyonu’nun ve fiilî başkenti Banyaluka olan Sırp Cumhuriyeti’nin de hukukî başkentidir. Saraybosna Kantonu’nun da merkezidir. Saraybosna, Bosna bölgesinin Dinar Alpleri’yle çevrili Saraybosna Vadisi içerisinde Miljacka Nehri’nin çevresinde kurulmuştur. Şehir, barındırdığı dinî çeşitliliğiyle bilinir. Müslümanlık, Katoliklik, Ortodoksluk ve Musevîlik, burada yüzyıllar boyunca barış içinde bir arada var olagelmişlerdir. İşte bu yüzden Saraybosna, Avrupa’nın Kudüs’ü olarak kabul edilir. Saraybosna Balkanlar’daki kültürel şehirlerin en önemlilerinden biri olarak kabul görür.
Bu bölgedeki ilk yerleşim kalıntıları tarih öncesi döneme kadar uzanmasına rağmen modern şehrin ortaya çıkışı 15. yüzyılda Osmanlıların bu bölgedeki hakimiyetiyle birlikte başlar. Osmanlıların 1463’te bölgeyi ele geçirmesiyle şehirde büyük bayındırlık faaliyetleri başlar ve bunun sonucunda Saraybosna, Türklerin Avrupa’da kurduğu en büyük kent olur ve bu durum bugün de geçerlidir.[6] Saraybosna, tarihi boyunca uluslararası önemi olan birçok olay yaşamıştır: 1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın başlamasına neden olarak gösterilen Arşidük Franz Ferdinand’ın Gavrilo Princip tarafından suikastı bu kentte gerçekleşti. Bundan 70 yıl sonra 1984 Kış Olimpiyat oyunları bu kentte yapıldı. Şehir, Bosna Savaşı sırasında dünya modern savaş tarihindeki en uzun kuşatmaya mâruz kalmıştır. Bugün şehir, Bosna-Hersek’in en büyük kültürel ve ekonomik merkezi olarak savaş sonrasında kendini yenilemeye ve toparlamaya çalışmaktadır.

Saraybosna denince akla hemen Başçarşı’nın cıvıl cıvıl sokakları gelir ama şehrin asıl ritmini tutan yer Miljacka Nehri kıyısıdır. Burası sadece suyun aktığı bir yer değil; tarihin, aşkların ve huzurun aktığı bir koridor.

Bugün sizi Saraybosna’nın hem en hüzünlü hem de en gururlu binasının önüne, Miljacka Nehri’nin tam kıyısına götürüyorum. Hani o her fotoğrafta gördüğünüz, dışı adeta bir pastayı andıran turuncu-sarı çizgili, görkemli yapı var ya; işte orası: Vijećnica (Saraybosna Belediye Binası).

Bugün konumuz ciddi. Öyle böyle değil; uğruna kıtalar aşılır, diyetler bozulur, hatta "Ben hamur işi yemiyorum" diyenlere tövbe ettirilir. Hazırsanız, damak çatlatma garantili bir yolculuğa çıkıyoruz: Gerçek Boşnak Böreği!

Saraybosna kültürlerin buluşma noktası Bosna-Hersek'in başkentidir. Ama bugün sizi bu çok kültürlü mozaiğin tam orta yerinde, anlamı derin, alevi hiç sönmeyen bir noktaya götüreceğim: Sönmeyen Ateş (Vječna Vatra) Anıtı.

"Bosna Hersek'i mutlaka görmeli" diyenler! Bugün sizi sadece bir ülkeye değil; acının küle, külün ise muazzam bir güzelliğe dönüştüğü, her köşesi tarih kokan bir coğrafyaya, Bosna-Hersek’e götürüyorum. Santur ile yola çıktığımızda bizim bir mottomuz vardır: "Güzel hatıralar biriktirmek için..." İşte bugün o hatıra defterinin sayfalarını beraber dolduracağız.

Saraybosna’da Pişirilmiş Bir Tarih: Çevapi'nin Benzersiz Lezzet Sırrı
Saraybosna'ya yolunuz düşerse, saat kaç olursa olsun buram buram kokusuyla sizi Başçarşı'nın kalbine çeken o lezzete kayıtsız kalmanız imkansızdır: Çevapi (Ćevapi).

İnat Kuća - İnat Evi
Selamlar Gezgin Dostlar! Ben Santur, Balkanlar’ın tozunu yutmuş, her sokağında bir hikaye biriktirmiş rehberiniz. Bugün sizi Saraybosna’nın kalbine, Miljacka Nehri’nin kıyısına, sadece tuğladan değil, safi "inat"tan yapılmış bir evin önüne götürüyorum.
Hazırsanız, kahvelerinizi (tabii ki kulpsuz fincanda, gerçek Bosna kahvesi!) alın, İnat Kuća (İnat Evi)’nın o meşhur hikayesine dalıyoruz.

Merhaba Sevgili Gezgin Dostlar!
Siz de benim gibi, bir şehre gittiğinizde sadece gezmekle kalmayıp, o şehrin ruhunu, sesini ve en gizli hikayesini dinlemek isteyenlerden misiniz? Eğer öyleyse, rotamızı Balkanların en sıcak, en hüzünlü ve en misafirperver noktasına çeviriyoruz: Saraybosna.

Saraybosna – Balkanların Kalbinde Atan Tarih, Hüzün ve Umut!
Merhaba Gezgin Dostlar! Bugün sizinle birlikte rotamızı Doğu’nun gizemiyle Batı’nın zarafetini tek bir sokağa sığdırmış, Balkanların en derin hikayesini saklayan şehre çeviriyoruz: Saraybosna!