Balkanlar’ın Ruhu, Gönlümüzün Sultanı: Bosna-Hersek (🇧🇦✨

Selamlar gezgin dostlar! Macera peşinde koşanlar ve “Bosna Hersek’i mutlaka görmeliyim diyenler! Bugün sizi sadece bir ülkeye değil; acının küle, külün ise muazzam bir güzelliğe dönüştüğü, her köşesi tarih kokan bir coğrafyaya, Bosna-Hersek’e götürüyorum. Santur ile yola çıktığımızda bizim bir mottomuz vardır: “Güzel hatıralar biriktirmek için…” İşte bugün o hatıra defterinin sayfalarını beraber dolduracağız.

Hazırsanız, pasaportlar hazırlansın, kalpler açılsın; Bosna’yı keşfe başlıyoruz!

Sebil - Başçarşı - Saraybosna
Sebil – Başçarşı – Saraybosna

1. Saraybosna: Avrupa’nın Kudüs’ü ve Bitmeyen Bir Aşk Şarkısı 🏰🎼

Saraybosna’ya adım attığınız an, zaman algınızın değiştiğini fark edeceksiniz. Şehir size bir hikaye anlatmaya başlar. Bir adımda Avusturya-Macaristan’ın ihtişamlı Katolik katedrallerini görürken, üç adım sonra Osmanlı’nın zarif camilerinden gelen ezan sesine, biraz ileride ise sinagogların ve Ortodoks kiliselerinin sessiz vakarına şahit olursunuz.

  • Başçarşı (Baščaršija): Burası şehrin ruhu. 16. yüzyıldan kalma o taş sokaklarda yürürken, Bakırcılar Çarşısı’ndan (Kazandžiluk) yükselen çekiç sesleri ritminizi belirler. Santur ekibi olarak biz burada sadece gezmiyoruz; o eski dükkanların içine girip ustalarla sohbet ediyor, el yapımı cezvelerin hikayesini dinliyoruz. Sebil’in önünde bir fotoğraf çektirmek klasiktir ama oradaki güvercinlere yem atarken hissettiğiniz o çocuksu neşe paha biçilemez.
  • Umut Tüneli (Tunnel of Hope): Bosna sadece neşeden ibaret değil; burası direncin de başkenti. Savaşın karanlık günlerinde şehre nefes aldıran o 800 metrelik tünelden geçerken, özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Santur rehberlerimizin o döneme dair anlattığı gerçek hayat hikayeleriyle gözleriniz dolabilir ama o tünelden çıktığınızdaki gün ışığı size umudu hatırlatacak.
Saraybosna Eski Belediye Binası
Saraybosna Eski Belediye Binası

2. Hersek Bölgesi: Taşın ve Suyun Şiir Yazdığı Yer 🌊💎

Saraybosna’nın dağlık yollarından güneye, Hersek’e doğru süzüldüğünüzde manzara bir anda “Lord of the Rings” setine dönüşür. Neretva Nehri’nin o inanılmaz zümrüt yeşili size eşlik eder.

  • Mostar Köprüsü: UNESCO’nun göz bebeği! 1566’da Mimar Hayreddin tarafından yapılan bu köprü, 1993’te yıkıldığında sanki dünyanın kalbi durmuştu. Ama bugün yine orada, tüm ihtişamıyla yükseliyor. Santur farkıyla Mostar’ı gezerken köprünün üzerinden atlayan yerel gençleri izlemek bir gelenektir. Ama size bir sır vereyim mi? Köprüyü bir de gece, turist kalabalığı çekildiğinde, ışıklar altında görün… İşte o an büyülenmemek imkansız!
  • Blagay Tekkesi (Vrelo Bune): Buna Nehri’nin dev bir kayalığın altından, sanki yerin yedi kat dibinden fışkırarak çıktığı o nokta… Hemen yanındaki 600 yıllık Bektaşi Tekkesi, sanki doğanın bir parçasıymış gibi oraya kondurulmuş. Burada nehrin kenarında bir alabalık ziyafeti çekmek ve suyun sesini dinlemek, modern dünyanın tüm stresini üzerinizden silip atacak.
  • Poçitel: Burası zamanın unuttuğu bir Osmanlı köyü. Tamamen taştan yapılmış evler, nar ağaçları ve nehre tepeden bakan o heybetli kule. Yukarıya, kaleye tırmandığınızda nefesiniz kesilecek (biraz merdivenlerden, biraz da manzaradan!). Santur gezginleri burada genelde “Buraya yerleşsek mi?” diye birbirine sorar, bizden söylemesi!
Mostar Köprüsü
Mostar Köprüsü

3. Kralların ve Vezirlerin İzinde: Travnik ve Jajce 🏰👑

Saraybosna’dan batıya doğru kıvrılan yollar bizi tarihin bambaşka iki sayfasına götürüyor. Hazır olun, çünkü buralar sadece gözlerinizi değil, ruhunuzu da geçmişin ihtişamıyla doyuracak!

  • Travnik (Vezirler Şehri): Osmanlı döneminde onlarca vezir yetiştirmiş, Nobel ödüllü yazar İvo Andriç’in doğduğu o meşhur şehir! Travnik’e girdiğinizde kendinizi bir zaman makinesinde hissedeceksiniz.
    • Görmeden Dönme: Şehrin üzerindeki kaleden manzaraya bakarken, aşağıda akan Plava Voda (Mavi Su) kenarında mutlaka bir mola vereceğiz.
    • Santur Notu: Travnik’in o meşhur Lutvina Kahvesi’ni duydunuz mu? Yanında bir sigara, bir kibrit ve bir haşlanmış yumurta ile servis edilen o meşhur kahveyi içerken kendinizi gerçek bir Osmanlı veziri gibi hissedeceksiniz. (Neden yumurta derseniz, o da Santur rehberlerimizin size anlatacağı o gizli hikayede saklı! 😉)
  • Jajce (Su ve Tarihin Dansı): İşte burası gerçek bir masal diyarı! Dünyada, merkezinde bu kadar heybetli bir şelale olan kaç şehir var? Pliva Şelalesi, 22 metre yükseklikten sanki gökyüzü yere dökülüyormuşçasına akıyor.
    • Mistik Bir Durak: Jajce sadece şelale değil, aynı zamanda Bosna Krallığı’nın da başkenti. O daracık sokaklardan tırmanıp kaleye çıktığınızda, kendinizi bir orta çağ şövalyesi gibi hissetmeniz işten bile değil.
    • Su Değirmenleri (Mlinčići): Jajce yakınlarındaki Pliva Gölü üzerinde yan yana dizilmiş o minicik, ahşap su değirmenleri var ya… Arkadaşlar, orası fotoğraf çekmek için değil, adeta kartpostalın içine girmek için tasarlanmış. Santur ile orada yapacağımız o küçük yürüyüşte, değirmenlerin arasındaki su şırıltısı size dünyanın en huzurlu ninnisini söyleyecek.
Travnik Kalesi
Travnik Kalesi

4. Gastronomi: Midenizde Bir Balkan Karnavalı 🥘🍯

Geldik en sevdiğim, sizin de eminim en merak ettiğiniz bölüme! Bosna’da yemek demek, sevgi paylaşmak demektir.

  • Cevapi: Bu sadece bir köfte değil, bir kültürdür. Porsiyonunuzu 5’li mi istersiniz yoksa “ben çok acıktım” diyip 10’lu mu? Yanında bol kuru soğan ve kaymakla (kajmak) gelen o yumuşacık lepinja ekmeği… Santur olarak biz sizi en turistik yere değil, yerel halkın kuyruğa girdiği o “gizli” cevabdžinica’lara götürüyoruz.
  • Börek (Burek): Bosna’da bir kural vardır: Kıymalıysa börektir, geri kalan her şey “pita”dır (peynirli, ıspanaklı, patatesli). Odun ateşinde, incecik açılmış hamurla yapılan o çıtır lezzeti yediğinizde, daha önce yediğiniz tüm börekleri unutacaksınız.
  • Közde Boşnak Kahvesi: Öyle karton bardakta ayaküstü içilmez! Bakır cezvede, özel fildžanlarda servis edilir. Yanındaki lokumu kahveye banmak ya da önce lokumu ağza atıp kahveyi yudumlamak… Bu bir ritüeldir. Biz Santur ile her turumuzda mutlaka bir “kahve molası” veririz ki hayatın hızını yavaşlatıp anın tadını çıkaralım.
Çevapi: Saraybosna'da yenebilecek damak çatlatan lezzet.
Saraybosna’nın en lezzetli yemeklerinden biri çevapi.

5. Kültür ve Yaşam: “Polako, Polako!” (Yavaş Yavaş) 🧘‍♂️✨

Bosnalılar için hayat aceleye gelmez. Onların “Ćejf” (keyif) dedikleri bir kavram var. Bir işi sadece yapmak için değil, tadını çıkararak yapmak. Sokaklarda yürürken göreceğiniz o güler yüzlü insanlar, size sadece yol tarif etmez, sizi bir kahveye de davet edebilir.

Biz Santur olarak, bu toprakların sadece binalarını değil, ruhunu da size tanıtıyoruz. Sırbistan’dan Karadağ’a, Hırvatistan’dan Makedonya’ya kadar tüm Balkanlar’ı kapsayan turlarımızda, her milletin ortak paydası olan o samimiyeti bulacak, o içtenliği yaşayacaksınız.

SANTUR: Güzel hâtıralar biriktirmek için…

Santur - Güzel hâtıralar biriktirmek için...
Santur – Güzel hâtıralar biriktirmek için…

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir