Saraybosna’nın Kalbi Başçarşı: Tarih, Lezzet ve Alışverişin Buluşma Noktası
Selam Değerli Gezgin Dostlarım! Ben SANTUR ekibinden rehberiniz. Bugün rotamızı Saraybosna’ya gelen her turistin mutlaka ziyaret ettiği o büyüleyici merkeze çeviriyoruz. Hazırsanız, şehrin kalbi olan tarihi Başçarşı‘yı karış karış gezmeye başlıyoruz. Çünkü burası sadece bir pazar yeri değil, aynı zamanda yaşayan devasa bir müzedir.
Meydanın İncisi: Meşhur Sebil
Başçarşı turumuza meydanın tam ortasından, o meşhur noktadan başlıyoruz. Karşımızda tüm zarafetiyle ahşap Sebil duruyor. Bu ikonik çeşme, 1753 yılında inşa edilmiştir. Ayrıca burası gezginlerin en popüler buluşma ve fotoğraf noktasıdır. Hatta asırlık bir efsaneye göre buradan su içenler Saraybosna’ya mutlaka geri dönmektedir.

Çekiç Seslerinin Ritmi: Bakırcılar Çarşısı
Sebil’in hemen yanından dar ve parke taşlı sokaklara süzülüyoruz. Kulaklarımıza hemen ritmik çekiç sesleri gelmeye başlıyor. Çünkü meşhur Bakırcılar Çarşısı’na (Kazandžiluk) adım atmış bulunuyoruz. Burada ustalar asırlık bir Osmanlı geleneğini sevgiyle yaşatıyor. Özellikle el emeği bakır cezveler ve kahve tepsileri göz kamaştırıyor. Üstelik buradan sevdiklerinize çok anlamlı hediyeler alabilirsiniz.

Mimari ve Maneviyat: Gazi Hüsrev Bey Camii
Çarşının içlerine doğru ilerlediğimizde karşımıza muazzam bir külliye çıkıyor. Burası, Balkanlar’ın en önemli tarihi eseri olan Gazi Hüsrev Bey Camii‘dir. Caminin avlusuna girdiğiniz an sizi derin ve serin bir huzur kaplıyor. Buna ek olarak, hemen yanındaki tarihi Saat Kulesi dikkat çekiyor. Çünkü bu kule, dünyada ay takvimine göre çalışan tek saattir.

Kapalı Çarşı Esintisi: Gazi Hüsrev Bey Bezistanı
Tarihi dokuyu içimize çekerken adımlarımız bizi taş bir yapıya götürüyor. Burası, 16. yüzyıldan günümüze uzanan Gazi Hüsrev Bey Bezistanı‘dır. Osmanlı döneminde inşa edilen bu kapalı çarşı, adeta İstanbul Kapalıçarşı’nın şirin bir minyatürüdür. İçeri girdiğinizde serin, loş ve mistik bir atmosfer sizi karşılıyor. Özellikle el işçiliği takılar, rengarenk ipek şallar ve otantik eşyalar burada satılmaktadır. Kısacası, tarihin içinde keyifli bir alışveriş yapmak için kusursuz bir duraktır.

Lezzet ve Renk Cümbüşü: Markale Pazarı
Alışverişten sonra rotamızı yerel halkın kalbinin attığı en canlı noktaya çeviriyoruz. Karşınızda renkleri ve kokularıyla baş döndüren tarihi Markale Pazarı. Özellikle gurmeler ve yöresel tatlar arayanlar için burası tam bir cennettir. Tezgahlar arasında dolaşırken isli Boşnak kuru etinin o iştah açıcı kokusu aklınızı başınızdan alacak. Ayrıca ev yapımı taptaze kaymak ve isli peynir çeşitleri mutlaka tadılmalıdır. Üstelik güler yüzlü esnafın size uzattığı bu lezzetli ikramlara asla hayır diyemeyeceksiniz.
Doğu ve Batı’nın Kucaklaşması
Yürüyüşümüze Ferhadija Caddesi’ne doğru keyifle devam ediyoruz. Yerde çok özel bir çizgi göreceksiniz. Bu çizgi, “Kültürlerin Buluşma Noktası” olarak adlandırılmaktadır. Bir adım gerinizde Osmanlı’nın o mistik ve ahşap dokusu vardır. Ancak bir adım ilerinizde Avusturya-Macaristan’ın görkemli ve modern mimarisi başlar. Sonuç olarak, Doğu ve Batı sadece bu sokakta bu kadar barışçıl kucaklaşmaktadır.

Başçarşı’da Gastronomi Şöleni
Tabi ki bu kadar gezdikten sonra epey acıktık. Başçarşı, lezzet tutkunları için tartışmasız bir başkenttir. Öncelikle meşhur Boşnak Böreği’nin (Burek) o çıtır tadına mutlaka bakmalısınız. Ardından soğan ve kaymakla servis edilen efsanevi Çevapi (Boşnak Köftesi) denemelisiniz. Yemeğin üzerine de bakır cezvede, közde pişmiş köpüklü bir Boşnak kahvesi yudumlamalısınız.

Neden Bu Tarihi Bizimle Yaşamalısınız?
Biz SANTUR olarak, Başçarşı’yı sadece bir turist gibi yüzeysel gezmenize izin vermiyoruz. Aksine, şehrin en gizli hikayelerini, Bezistan’ın mistik havasını ve Markale’nin en lezzetli kuru etlerini sizlerle buluşturuyoruz.
SANTUR Balkan Turları, Bosna Hersek Turları ve VIP Turlar ile siz misafirlerinin Balkanları ve Bosna Hersek’i tüm tarihi ve doğal güzellikleri ile görmenizi ve yerel lezzetlerini tatmanızı sağlamak için hizmetinizdedir.
SANTUR: Güzel hatıralar biriktirmek için.
Saraybosna’nın kalbinde, tarihin ve lezzetin tam ortasında yerinizi ayırtmaya ne dersiniz? Bir sonraki rotamızı nereye çevirelim? Doğanın mucizesi Blagaj Tekkesi‘ne gitmek ister misiniz?






